Reklamlar

Bülent Ersoy’un 37 Yıl Boyunca Türkiye’den sakladığı sırrı ortaya Çıktı

NİYE BAKACAKMIŞIM SAPIK MIYIM BEN: Gülşen’le Bülent’in bir aşk sahnesi çekimi yapılıyor. Bülent’in yakın planı çekilirken Gülşen’e değil sürekli sağ tarafa bir yere bakıyor. Yönetmen Orhan Aksoy; “Gülşen’in gözüne bak, gözüne!..” diyor ha bire. Samim diye bir asistan vardı. Yakışıklı çocuktu. Gülşen’in arkasında sağ tarafta duruyordu. Bülent asistandan gözünü alamıyor!Orhan Aksoy’un içine sinmiyor, sahne tekrarlanıp duruyor. En sonunda yönetmen bağırdı: “Gülşen’in gözünün içine bakacaksın” diye! Bülent bir parlıyor: “Niye bakacakmışım!.. Sapık mıyım ben (!), Biliyorum bakacak yeri ama o oralı değil” diyor. Bu espri seti kırdı geçirdi.

HASTANEDE REHİN KALMIŞ: Aradan zaman geçti… Bülent kadın olmak için İngiltere’de bir hastane ile anlaşıyor. Fahrettin Aslan’dan biraz para alıp gidiyor. Paranın tamamını alamıyor. Çünkü o zaman öyle çok parayla yurtdışına çıkmak, bankadan havale yapmak filan yok, yasak! Fahrettin Aslan paranın kalanını arkadan yollayacak. Yatıyor hastaneye, ameliyatını oluyor.

O sırada İstanbul’da Bülent’in annesi elinde Kuran-ı Kerim, Fahrettin Aslan’a geliyor! “Kuran’a el basacaksın. O parayı vermeyeceksin Bülent’e! Ameliyat olmasın” diyor. Fahrettin Aslan; “Söz verdim ama” filan dese de, annesi asla kabul etmiyor. Çaresiz kalıyor, “Peki” diyor.

Bülent hastanede. Hiçbir şeyden haberi yok. Paranın devamı gelmiyor. Arıyor, ama Fahrettin Aslan çıkmıyor telefonlarına. Deliriyor! Hastanede rehin kalıyor. Bülent bir gece yarısı evden beni aradı. Benim hiçbir şeyden haberim yok tabii.Dedi ki; “Fahrettin Aslan bana büyük kötülük yaptı! Parayı göndereceğim dedi, göndermedi. Para gelmezse hastaneden çıkamayacağım rehin kaldım. Bu parayı sen gönderebilir misin?..” Gülşen (Bubikoğlu) çok üzüldü: “Yazıktır, bir şeyler yap” dedi.

Nasıl göndereyim, bu parayı çıkarma imkanı yok, elden götüreceğiz. Londra’da Moiz adında bir dostum var, onu aradım. Dedi ki; “Sen gel al parayı. Ben aracıya para vermem!” Gülşen, Nevzat abla, ben kalktık gittik Londra’ya. Nevzat abla dediğim; Nevzat Okçugil… Çok yakınımdı benim. Parayı verdim, ameliyatını oldu.
Reklamlar